
Futbol bilim olarak ele aldındımı startejik hareketliğin ama estetik yapının gittikçe azaldığı oyun halini aldığını görürüz,uzmanlar bunu ikiye ayırarak vasat ve vasatın altında olarak değerlendirir.Futbolun yaratıcılığı,estetiği saha içinde kayboldu.ama saha kenarında eski güzeliği hala devam ediyor.Oyunun modern yapısına karşı kolektif direniş diğer adıyla,ULTRAS.Bıkmış her atılan çalımdan sonra tökezlenerek yere düşenlerden,dağlara taşlara açılan ortalardan,beceriksiz driblinglerden,4-4-2`den,adam ve alan markajından.Ultras futbolun eski güzeliğini tribünde yaşatıyor,Onun atığı çalımları,açtığı ortaları,yaptığı driblinglerın estetik güzeliği pankartlarında,koreogrfilerinde saklı.Maçı üçlüyle başlatır,toplu savunması omuz omuzadır,kontıra atak tanımaz hücüma çıktımı davullar eşliğindedir Haydi bastır GALATASARAY...90 dakika susmaz,oyundan düşmez dimdik ayakta kalır galip gelsede,mağlup olsada.Gol sevincini çılgınca yaşar çıkarır formasını sevinçten,sallar dev bayraklarını sarı kart korkusu olmadan,yakar meşalesini 1500 YTL para cezası artı 6 ay stat yasağını göz öününe alarak,maç yorumu ise söylediği besteleridir.Avutmaz kendini boş geyiklerle şunu çok iyi bilir ve ona inanır Bize her sevdadan geriye kalan sadece GALATASARAY...Gider her deplasmana gerekirse hiç bir otoriteye boyun eğmeden ev sahibi seyircileri arasına girer aynı ferhatın şirinine kavuşmak için dağları deldiği gibi.12. adam olmadımı 11 adam sahada eksiktir bunun farkındadır ultraslar,11 adam bunun farkındamı?Kontratı mezara kadardır,karşılığı yoktur sevdasının, pahası biçilmez bir Aşktır,o bir kere imza atar kalbinin üzerine.Stat boşalır,ışıklar söner,herkes gider o kalır....