30 Eylül 2008 Salı

GALATASARAY-Konyaspor





GALATASARAY: 4 - 1 : Konyaspor
Goller: Baros,Lincoln,Kewell,Baros
Sonuca sevinemedik.. O büyük GALATASARAY'lıyı erken kaybetmek hepimizi gerçekten çok derinden üzdü.. Yeri zor doldurulacak bir abimizi kaybettik .. Onun yolunda yürüyeceğimize ve kalbimizde GALATASARAY sevgisini en yüksekte tutacağımıza söz veriyoruz!

27 Eylül 2008 Cumartesi

Galatasaray tribünlerinin olmazsa olmazı Alpaslan Dikmen'i bir trafik kazası sonrası kaybetmiş bulunmaktayız. Kendisine Allah'tan rahmet dilerken, hastanede olan eşi ile oğlu Atahan'a acil şifalar diliyoruz. Bütün tribün aleminin başı sağ olsun... Kendisiyle ilgili olarak anılarımız var, hatırladıkça insan daha kötü oluyor, yazamıyor...

24 Eylül 2008 Çarşamba

Güle Güle Kazım Abi...!


Seveni de vardı sevmeyeni de vardı, zaten bir şeyler yapıyorsan hem sevenin olur hem de sevmeyenin. Böyle bir adamdı Kazım abi... Amansız hastalıktan kurtudu derken, yoğun bakımda olduğu haberiyle sarsıldık, bunu da yener dedik, galip çıktığı bir çok mücadelede olduğu gibi. Ama olmadı... Kötü haberi aldık bugün. Spor camiasının başı sağ olsun, Kazım abiye Allah rahmet eylesin...

FANTASTİK DÖRTLÜ

Skibbe savunma öğretemiyor bu takıma zaten savunmadan da anlayan bir teknik adam değil bana göre. O modern Alman hücum futbolunu benimseyen isimlerden biri. Ama Galatasaray'da hücum öğretmesine de gerek yok hani. 4 yabancı da aşmış çünkü. Bu dörtlü gününde olduğu zaman gol atamayacağı takım yok. Kocaelispor karşısında adeta kendi şovlarını yaptılar pazar akşamı. Biraz daha becerikli olsalar 7-8 yaparlar her maç. Lincoln için kötü yorumlar yapılıyordu, evet bazılarında haklılar, ama son dönemde sakatlıktan bir türlü kurtulamayan Brezilyalı'nın saha içinde sakatlanma anlamında çekinceleri vardı ve ne yazıkki bu yüzden erkek gibi oynayamıyordu bu oyunu. Özellikle Baros'un da takıma katılmasından sonra kendini yeniden buluyor. Çek futbolcu tam da aranan kanmış GS için. Yaptığı çapraz koşular, topla olan ilerleyişi ve doğru pozisyon almasıyla hem tehlike yaratıyor hem de arkadaşlarını rahatlatıyor. Lincoln'ün de böylece daha fazla göze girecek hareketler yapmasını sağlıyor. Nonda her zaman GS için yaratılmış bir oyuncu. Son vuruşları yumuşak, biraz daha sert olursa çok daha yararlı olacak. Kewell ise yeniden doğdu İstanbul'da. Oyunu yönlendirebilecek bir futbol zekasına sahip. Kısacası bu dörtlü daha çok can yakar Türkiye'de.

23 Eylül 2008 Salı

Kadiköyde Uefa Finali !


İstanbul'da kupA almaya alışık iki star..
Defans yapmayı öğrenebilirsek neden olmasın ?

Kocaelispor-GALATASARAY


Kocaelispor: 1 - GALATASARAY :4
Goller:Baros,Nonda,Baros,Kewell
Lincolnün dönüşü.. Kewell in süper futbolu... Barosun mükemmel bitiriciliği... Ve Nonda'nın kendini affettirdiği gol... Yürüyedur GALATASARAY!

Bellinzona - GALATASARAY


Bellinzona:3 - GALATASARAY: 4
Goller: Kewell,Baros,Baros, Lincoln
Canaydının gidişinden sonra Menejer oyunlarında bile zor hayal edebileceğimiz bir kadro kurduk... Geçmiş senelerin aksine kadroda kalitesiz diyebilceğimiz bi yabancı yok ... Türk futbolcularımızın çoğu milli tkaımın değişmezi veya gelecek vaat eden gençler..Zor olsada biraz sabır !

19 Eylül 2008 Cuma

Attırmayın Brezilyalının kafasını !

Vefa Borcu!


Senin gibi Cimbomlu'yu unuturmu bu taraftar!
ultrAslan Gelenbevi Taçsız Kralı Metin Oktay'ı kabri başında andı...

8 Eylül 2008 Pazartesi

Arma Sevdalıları !




Sen gençliğimin büyük parçası
Sen gençliğimin anlamı.
Biz neler neler yaşadık beraber,
Kalın bir roman kitap gibi.

3 Eylül 2008 Çarşamba

Song - Meira

Song’un bırakılmasının arkasında bir anlam arıyordum. Kim olduğunu hatırlamıyorum ama bizim yöneticilerden biri kemik yaşı ile kafa kağıdı yaşı arasında ziyadesiyle fark olduğunu, Song’un GS için bir risk olduğunu söylemişti. Bu da bugün Song’un 35 yaşından büyük olduğu anlamına gelir. Bu konu bir tarafa TS-Ankaragücü maçında izledim Song’u. Adam takibi, birlikte koşu ve kademe de yine iyi ancak reflekslerinde ve kafa toplarında ciddi düşüş gözlemledim. Sanki eskisi kadar sıçrayamıyor ve anlık hareketlere çabuk cevap veremiyor. Mehmet Yılmaz’ın vurup Tolga’nın çıkardığı bir top var ki 3 sene önceki Song o topa asla vurdurmazdı. Topa müdahalelerinde çabukluğunu kaybetmiş gözüktü. Birden Afrika Kupası finalinde kaptırdığı top ve şampiyonluğu armağan etmesi geldi sonra gözümün önüne. Sonra da seyrettiğim her maçta daha da iyiye giden, kafa toplarında çok etkili, ilk müdahalelerde çok çabuk, en az Song kadar kademe bilen ve topa dan-dun vurmayan Meira. Galatasaray doğru yaptı bence. Düşüşte ve kariyerinin sonunda olan Song yerine önceki yazıda yazılan birçok topçunun aksine kariyerinde tepeye ulaşmış, ülkeye para için değil, kariyerinde yeni bir sayfa açmak için gelmiş olan Meira Galatasaray’a her geçen gün daha çok şey verecektir.

ultras..!!!


Futbol bilim olarak ele aldındımı startejik hareketliğin ama estetik yapının gittikçe azaldığı oyun halini aldığını görürüz,uzmanlar bunu ikiye ayırarak vasat ve vasatın altında olarak değerlendirir.Futbolun yaratıcılığı,estetiği saha içinde kayboldu.ama saha kenarında eski güzeliği hala devam ediyor.Oyunun modern yapısına karşı kolektif direniş diğer adıyla,ULTRAS.Bıkmış her atılan çalımdan sonra tökezlenerek yere düşenlerden,dağlara taşlara açılan ortalardan,beceriksiz driblinglerden,4-4-2`den,adam ve alan markajından.Ultras futbolun eski güzeliğini tribünde yaşatıyor,Onun atığı çalımları,açtığı ortaları,yaptığı driblinglerın estetik güzeliği pankartlarında,koreogrfilerinde saklı.Maçı üçlüyle başlatır,toplu savunması omuz omuzadır,kontıra atak tanımaz hücüma çıktımı davullar eşliğindedir Haydi bastır GALATASARAY...90 dakika susmaz,oyundan düşmez dimdik ayakta kalır galip gelsede,mağlup olsada.Gol sevincini çılgınca yaşar çıkarır formasını sevinçten,sallar dev bayraklarını sarı kart korkusu olmadan,yakar meşalesini 1500 YTL para cezası artı 6 ay stat yasağını göz öününe alarak,maç yorumu ise söylediği besteleridir.Avutmaz kendini boş geyiklerle şunu çok iyi bilir ve ona inanır Bize her sevdadan geriye kalan sadece GALATASARAY...Gider her deplasmana gerekirse hiç bir otoriteye boyun eğmeden ev sahibi seyircileri arasına girer aynı ferhatın şirinine kavuşmak için dağları deldiği gibi.12. adam olmadımı 11 adam sahada eksiktir bunun farkındadır ultraslar,11 adam bunun farkındamı?Kontratı mezara kadardır,karşılığı yoktur sevdasının, pahası biçilmez bir Aşktır,o bir kere imza atar kalbinin üzerine.Stat boşalır,ışıklar söner,herkes gider o kalır....

1 Eylül 2008 Pazartesi

# Ümit Özat





Evet futbolun holiganlığını yapmayı daha çok seven bir grubuz..Tuttuğumuz takım için yapamayacağımız şey,aşamayacağımız engel yok.Spor olaylarına asla tarafsız yaklaşamaz, rakip takım taraftarına iyi gözle bakamaz ve takımımızı her platformda yapılan tartışmalarda “ dünya bir yana Cimbom bir yana ’’ mantalitesiyle savunuruz.Ancak geçtiğimiz günlerde eski bir suyun öte tarafında oynamış futbolcunun başına gelen olay hepimizin tüylerini ürpermesine, söz konusu insan yaşamı olunca holiganist tavrımızı bir kenara koymamıza yol açtı.Bir insanın yaşayabileceği en zor anları yaşayan, Ümit Özat’ın bu mücadelesinden galip çıkmasına gerçekten çok sevindik...

Ümitlerin tükendiği anda hayata ümitle sımsıkı sarılan Ümit'e ve Türk futboluna geçmiş olsun!