28 Kasım 2008 Cuma

Neyin peşindeyiz lan biz?

Kar yağdı yağıcak diyorlar.. Buz gibi bi hava.. Evden gitme bi maçada ne olcak baskısı...

Sıcak bir ev yada bir cafe.. Rahat bir ortamda izlenecek maç...

Olmuyor!!! Yapımıza uymuyor!!!

Boyunda sarı kırmızı atkı PEŞİNDE omuz omuza çekilen üçlüyle ısınmak bizim için mutluluk..!!

Deli diyorlar bize , desinler değişemeyiz...!

Adını umut koyup düştük peşine... Peşindeyiz GALATASARAY!!!!

20 Ekim 2008 Pazartesi

IŞIL ALBEN MEKTUP...!!!

Sevgili arkadaşlar;Her birinize teker teker teşekkür ediyorum!Geçen sezon play off finalinde söylemiştim "HAKETTİĞİMİZİN PEŞİNDEYİZ!" diye...Hak ettiğimiz...Bütün yaz geçmek bilmedi hak ettiğimizi beklerken. Maç tarihi yaklaştıkça sizlerin artan coşkunuza şahit oldukça heyecanım, sabırsızlığım her geçen gün arttı! Biz sizi, siz bizi nasıl bir coşkuyla inandırmışız ki sezon başı olması, hazır olmamamız, eksik yabancılarımız vs hiçbirisi sonuca olan inancımı etkilemedi. Sadece cumartesiyi bekledim, tribünde sizleri görebilmeyi, sizlerle kenetlenebilmeyi, elimden geldiğince sizlere layık olabilmeyi...11.10.2008...Her biriniz kendi imkanlarınız ile İstanbuldan Adanadan İngiltereden Eskişehirden Ankaradan İzmirden ve daha kimbilir nerelerden yola koyulup yanımıza geldiniz. Maç boyunca hiç susmadan bağırdınız, sesleriniz kısıldı elleriniz acıdı hatta duyduğum sandalyelerinden düşenleriniz oldu...Her biriniz tribünde her birimiz sahada Alpaslan abimizin arzusunu yerine getirmek için mücadelemizi verdik. Biryandan da rakip takım taraftarına da acımızı paylaştıkları ve maçta açmış oldukları pankart için çok teşekkür ediyorum.Geçtiğimiz sezona bize yakışan bir şekilde son noktayı koyduğumuza inanıyorum.Saat 15.44...Üzerimde parçalı formam, boynumda madalyam, elimde Cumhurbaşkanlığı Kupamız... O an yaşadığım mutluluğun tarifini yapmam mümkün değil. Ancak bundan daha da büyük bir mutluluk var ki ne madalya ne de kupa ile taçlandırılamaz... Maçın bitiş düdüğü ile birlikte kafamı kaldırdığım da gördüğüm, tribündeki bizlerin yüzlerindeki gülümseme gözlerindeki mutluluk...O duyguyu yaşamak var ya...Sahaya çıktığımız ilk andan maç sonuna kadar sizlerin coşkusunu, inancını duymak, hissetmek sizlerden güç almak var ya...Ah be Galatasaray...Senin için ölmek ne ki, senin için yaşamak var ya...Bizler formamızın hakkını verebilmek için sahada mücadele ederken, yanımızda olup bize güç veren her birinize sonsuz teşekkürler

13 Ekim 2008 Pazartesi


Ninnilerle değil, Tezahuratlarla büyüdüm ben...Süper kahramanlarım,Parçalı formalar giyerdi benim...Bir oyuncak istemedim,Seni canlı görebilmeyi istediğim kadar..Hayır, lunaparka değil,Sami Yen’e götür beni baba...Gözyaşlarım yere düştüğümden değil,Kazanamadık diye bu hafta..Bana masal anlatma baba,14 sene nasıl beklediğini anlat..1 gece evvelden maça gidip,Sabahın köründe maça girdiğiniİçindeki sevginin,Gecenin ayazında üşümene nasıl engel olduğunu anlat..Bana öyle bir aşk anlat ki baba,Ben de yüreğimden dağlanayım..Kalbime 2 harf kazıyayım baba...2 renk kazıyayım...Tek bir isim kazıyayım...Çocuk şarkıları dinletme bana baba,Tribünlerde söylenen o besteyi dinlet..Söyle senden başka kimim var benim..Düşünüyorum da şimdi..Kimim var söylesene...Söylesene cimbomum, sen şampiyon olamamışsınKupaları alamamışsın , kaç yazar...Değiştirebilir mi sence bunlar sana olan sevgimi..Olur mu lan öyle şey.. Değişebilir mi hiç...Sami Yen’in önü bir uzun alanBir tek seni sevdim gerisi yalan...Harbiden yalan cimbomum.. gerisi harbiden bir dolu yalan...

6 Ekim 2008 Pazartesi

Bursapor - GALATASARAY



Bursaspor: 2 - 1 : GALATASARAY
Hırs.. Eksikliği yenilmemize neden olan en büyük faktör.. Futbolcuların taşıdıkları formanın farkına varmaları ve bunun bilinciyle oynamaları bizim için yeter.. Milli maç arasından sonra Trabzon maçında Eski Açık'ta her zamanki gibi boğazımız patlarcasına senin destekçin olacağız.. Yeterki ;
Hepiniz Metin gibi oynayın yenilmekten sakın korkmayın
Ruhunuzu koyun bugün ortaya Aslan gibi çıkın sahaya...!

Sonbahar geldi...

Yazlar ne kadar sıcak geçerse geçsin, eğer çift rakamla biten bir yılı yaşıyorsak futbolseverlerin beklediği ve bitmesini istemediği bir dönemdir. Zira ya Avrupa Şampiyonası ya Dünya Kupası vardır. Bu sene de yaz sıcaktı, bunalttı bizleri. Ancak Euro 2008 heyecanı ile futbol severler rahatladılar. Sonra transferdi, hazırlık maçlarıydı, Avrupa Kupalarıydı derken lig başladı. Farkına vardığımızda yaz bitmiş, Eylül başlamıştı bile.

Her ne kadar yeni bir sezona merhaba desek de Eylül hüznün mevsimidir. Doğanın kendini yenilediği ilkyazın aksine, daha fazla ölümü çağrıştırır. Futbol sezonu ise tersine işletir takvim yapraklarını. Sonbaharda doğar sezon, ilkbaharda kapanır. Gariptir.

Sağ olsun, takvimden bir işaret bekler gibi hava da hemen serinledi. Esiyor geceleri, neredeyse üzerine ince de olsa bir şey almadan çıkma diyor insana. Gelecek yağmurların habercisi rüzgâr. Artık kızgın kumlarda, plaj şemsiyelerinin kale direği olduğu maçlar olmayacak. Akşamki halı saha maçlarında kısa kollu formalar yerlerini uzun kollulara bırakacak.

Maça giderken eller yağmurluğa gidecek evvela. Maç günü ayaküstü muhabbetler zor artık, en azından yağmurdan korunmak için bir aralık gerek. Uzaktan atılan şutlar daha tehlikeli üstelik, her maç öncesi bunun sohbeti olacak yarım kıç oturulan tribün koltuklarında. Açık tribün daha zahmetli, bilet kuyrukları daha uzun sanki. Rüzgârı arkasına alan takım daha avantajlı.

Sonbahar geldi.

Mahalle maçlarında yaprak hışırtısı, halı sahalarda yağmur birikintisi olacak bundan sonra.

Bir de tribünde boğaza sıkıca dolanmış atkı var. Üzerine tribünün kokusu sinmiş. O atkı ki ne yağmuru, ne soğuğu hissettirir.

Sonbahar geldi...
Mutlak gol

5 Ekim 2008 Pazar

GALATASARAY- Bellinzona


GALATASARAY: 2 - 1 : Bellinzona

Armanın peşinde... Heryerde!

4 Ekim 2008 Cumartesi

Şehitler ölmez vatan bölünmez...!


Bu vatan bölünmez bu böyle biline bu vatan uğruna hazırız ölmeye....

3 Ekim 2008 Cuma

Çocuksun Sabri Çocuk....! :)


Belki topa bir iki duzgun vurmayı oğrenirsin diye Kewell'un yanına oturttuk, sen gittin şu efendi adamı kendine benzettin. Otur Sabri sıfır.

30 Eylül 2008 Salı

GALATASARAY-Konyaspor





GALATASARAY: 4 - 1 : Konyaspor
Goller: Baros,Lincoln,Kewell,Baros
Sonuca sevinemedik.. O büyük GALATASARAY'lıyı erken kaybetmek hepimizi gerçekten çok derinden üzdü.. Yeri zor doldurulacak bir abimizi kaybettik .. Onun yolunda yürüyeceğimize ve kalbimizde GALATASARAY sevgisini en yüksekte tutacağımıza söz veriyoruz!

27 Eylül 2008 Cumartesi

Galatasaray tribünlerinin olmazsa olmazı Alpaslan Dikmen'i bir trafik kazası sonrası kaybetmiş bulunmaktayız. Kendisine Allah'tan rahmet dilerken, hastanede olan eşi ile oğlu Atahan'a acil şifalar diliyoruz. Bütün tribün aleminin başı sağ olsun... Kendisiyle ilgili olarak anılarımız var, hatırladıkça insan daha kötü oluyor, yazamıyor...

24 Eylül 2008 Çarşamba

Güle Güle Kazım Abi...!


Seveni de vardı sevmeyeni de vardı, zaten bir şeyler yapıyorsan hem sevenin olur hem de sevmeyenin. Böyle bir adamdı Kazım abi... Amansız hastalıktan kurtudu derken, yoğun bakımda olduğu haberiyle sarsıldık, bunu da yener dedik, galip çıktığı bir çok mücadelede olduğu gibi. Ama olmadı... Kötü haberi aldık bugün. Spor camiasının başı sağ olsun, Kazım abiye Allah rahmet eylesin...

FANTASTİK DÖRTLÜ

Skibbe savunma öğretemiyor bu takıma zaten savunmadan da anlayan bir teknik adam değil bana göre. O modern Alman hücum futbolunu benimseyen isimlerden biri. Ama Galatasaray'da hücum öğretmesine de gerek yok hani. 4 yabancı da aşmış çünkü. Bu dörtlü gününde olduğu zaman gol atamayacağı takım yok. Kocaelispor karşısında adeta kendi şovlarını yaptılar pazar akşamı. Biraz daha becerikli olsalar 7-8 yaparlar her maç. Lincoln için kötü yorumlar yapılıyordu, evet bazılarında haklılar, ama son dönemde sakatlıktan bir türlü kurtulamayan Brezilyalı'nın saha içinde sakatlanma anlamında çekinceleri vardı ve ne yazıkki bu yüzden erkek gibi oynayamıyordu bu oyunu. Özellikle Baros'un da takıma katılmasından sonra kendini yeniden buluyor. Çek futbolcu tam da aranan kanmış GS için. Yaptığı çapraz koşular, topla olan ilerleyişi ve doğru pozisyon almasıyla hem tehlike yaratıyor hem de arkadaşlarını rahatlatıyor. Lincoln'ün de böylece daha fazla göze girecek hareketler yapmasını sağlıyor. Nonda her zaman GS için yaratılmış bir oyuncu. Son vuruşları yumuşak, biraz daha sert olursa çok daha yararlı olacak. Kewell ise yeniden doğdu İstanbul'da. Oyunu yönlendirebilecek bir futbol zekasına sahip. Kısacası bu dörtlü daha çok can yakar Türkiye'de.

23 Eylül 2008 Salı

Kadiköyde Uefa Finali !


İstanbul'da kupA almaya alışık iki star..
Defans yapmayı öğrenebilirsek neden olmasın ?

Kocaelispor-GALATASARAY


Kocaelispor: 1 - GALATASARAY :4
Goller:Baros,Nonda,Baros,Kewell
Lincolnün dönüşü.. Kewell in süper futbolu... Barosun mükemmel bitiriciliği... Ve Nonda'nın kendini affettirdiği gol... Yürüyedur GALATASARAY!

Bellinzona - GALATASARAY


Bellinzona:3 - GALATASARAY: 4
Goller: Kewell,Baros,Baros, Lincoln
Canaydının gidişinden sonra Menejer oyunlarında bile zor hayal edebileceğimiz bir kadro kurduk... Geçmiş senelerin aksine kadroda kalitesiz diyebilceğimiz bi yabancı yok ... Türk futbolcularımızın çoğu milli tkaımın değişmezi veya gelecek vaat eden gençler..Zor olsada biraz sabır !

19 Eylül 2008 Cuma

Attırmayın Brezilyalının kafasını !

Vefa Borcu!


Senin gibi Cimbomlu'yu unuturmu bu taraftar!
ultrAslan Gelenbevi Taçsız Kralı Metin Oktay'ı kabri başında andı...

8 Eylül 2008 Pazartesi

Arma Sevdalıları !




Sen gençliğimin büyük parçası
Sen gençliğimin anlamı.
Biz neler neler yaşadık beraber,
Kalın bir roman kitap gibi.

3 Eylül 2008 Çarşamba

Song - Meira

Song’un bırakılmasının arkasında bir anlam arıyordum. Kim olduğunu hatırlamıyorum ama bizim yöneticilerden biri kemik yaşı ile kafa kağıdı yaşı arasında ziyadesiyle fark olduğunu, Song’un GS için bir risk olduğunu söylemişti. Bu da bugün Song’un 35 yaşından büyük olduğu anlamına gelir. Bu konu bir tarafa TS-Ankaragücü maçında izledim Song’u. Adam takibi, birlikte koşu ve kademe de yine iyi ancak reflekslerinde ve kafa toplarında ciddi düşüş gözlemledim. Sanki eskisi kadar sıçrayamıyor ve anlık hareketlere çabuk cevap veremiyor. Mehmet Yılmaz’ın vurup Tolga’nın çıkardığı bir top var ki 3 sene önceki Song o topa asla vurdurmazdı. Topa müdahalelerinde çabukluğunu kaybetmiş gözüktü. Birden Afrika Kupası finalinde kaptırdığı top ve şampiyonluğu armağan etmesi geldi sonra gözümün önüne. Sonra da seyrettiğim her maçta daha da iyiye giden, kafa toplarında çok etkili, ilk müdahalelerde çok çabuk, en az Song kadar kademe bilen ve topa dan-dun vurmayan Meira. Galatasaray doğru yaptı bence. Düşüşte ve kariyerinin sonunda olan Song yerine önceki yazıda yazılan birçok topçunun aksine kariyerinde tepeye ulaşmış, ülkeye para için değil, kariyerinde yeni bir sayfa açmak için gelmiş olan Meira Galatasaray’a her geçen gün daha çok şey verecektir.

ultras..!!!


Futbol bilim olarak ele aldındımı startejik hareketliğin ama estetik yapının gittikçe azaldığı oyun halini aldığını görürüz,uzmanlar bunu ikiye ayırarak vasat ve vasatın altında olarak değerlendirir.Futbolun yaratıcılığı,estetiği saha içinde kayboldu.ama saha kenarında eski güzeliği hala devam ediyor.Oyunun modern yapısına karşı kolektif direniş diğer adıyla,ULTRAS.Bıkmış her atılan çalımdan sonra tökezlenerek yere düşenlerden,dağlara taşlara açılan ortalardan,beceriksiz driblinglerden,4-4-2`den,adam ve alan markajından.Ultras futbolun eski güzeliğini tribünde yaşatıyor,Onun atığı çalımları,açtığı ortaları,yaptığı driblinglerın estetik güzeliği pankartlarında,koreogrfilerinde saklı.Maçı üçlüyle başlatır,toplu savunması omuz omuzadır,kontıra atak tanımaz hücüma çıktımı davullar eşliğindedir Haydi bastır GALATASARAY...90 dakika susmaz,oyundan düşmez dimdik ayakta kalır galip gelsede,mağlup olsada.Gol sevincini çılgınca yaşar çıkarır formasını sevinçten,sallar dev bayraklarını sarı kart korkusu olmadan,yakar meşalesini 1500 YTL para cezası artı 6 ay stat yasağını göz öününe alarak,maç yorumu ise söylediği besteleridir.Avutmaz kendini boş geyiklerle şunu çok iyi bilir ve ona inanır Bize her sevdadan geriye kalan sadece GALATASARAY...Gider her deplasmana gerekirse hiç bir otoriteye boyun eğmeden ev sahibi seyircileri arasına girer aynı ferhatın şirinine kavuşmak için dağları deldiği gibi.12. adam olmadımı 11 adam sahada eksiktir bunun farkındadır ultraslar,11 adam bunun farkındamı?Kontratı mezara kadardır,karşılığı yoktur sevdasının, pahası biçilmez bir Aşktır,o bir kere imza atar kalbinin üzerine.Stat boşalır,ışıklar söner,herkes gider o kalır....

1 Eylül 2008 Pazartesi

# Ümit Özat





Evet futbolun holiganlığını yapmayı daha çok seven bir grubuz..Tuttuğumuz takım için yapamayacağımız şey,aşamayacağımız engel yok.Spor olaylarına asla tarafsız yaklaşamaz, rakip takım taraftarına iyi gözle bakamaz ve takımımızı her platformda yapılan tartışmalarda “ dünya bir yana Cimbom bir yana ’’ mantalitesiyle savunuruz.Ancak geçtiğimiz günlerde eski bir suyun öte tarafında oynamış futbolcunun başına gelen olay hepimizin tüylerini ürpermesine, söz konusu insan yaşamı olunca holiganist tavrımızı bir kenara koymamıza yol açtı.Bir insanın yaşayabileceği en zor anları yaşayan, Ümit Özat’ın bu mücadelesinden galip çıkmasına gerçekten çok sevindik...

Ümitlerin tükendiği anda hayata ümitle sımsıkı sarılan Ümit'e ve Türk futboluna geçmiş olsun!

30 Ağustos 2008 Cumartesi

"UEFA'da Final Oynamak"

"Şu anda UEFA'da mücadele edeceğiz. Kendimize Kadıköy'de finali oynamayı hedef gösterdik. Gelecek UEFA Kupası'nın finalinin oynanacağı yer burası olunca gönlümüzden geçmişti. Yeni hedef UEFA'da finali oynama. Ancak Saracoğlu Stadı'nda oynamak daha anlamlı olur."
Adnan Polat Galatasaray SK Başkanı
Kadıköy'de UEFA Kupası finali oynamayı hedef olarak gösterirken

27 Ağustos 2008 Çarşamba

Başarılar Gelir Geçer... Asaletin Bize Yeter..!

Ne gidecek baska yerimiz,

Ne sevecek baska renklerimiz var,

Biliyoruz ki hayat devam ediyor

Bu renkler hiç bişeye değişilmiyor

STEAUA BÜKREŞ: 1 - GALATASARAY: 0

Birde cana can katan o sevdan olmasa...!

YORUMSUZ

Video için Emre kardeşimize sonsuz teşekkürler...

Steaua Bükreş - Galatasaray

'' Hepiniz METİN gibi oynayın, yenilmekten sakın korkmayın.Ruhunuzu koyun bugun ortaya ASLAN gibi çıkın sahaya''
Size İnanıyoruz...!

Hayat Fena Halde Futbola Benzer

"Hayat futbola fena halde benzer. Futbol, şahsi beceri gerektirir; ama aslında toplu oynanan, insanların bir takım halinde oynadıkları bir oyundur. Hayat da öyle değil mi? İstediğin kadar yetenekli ol, iyi bir takımın yoksa kaybedersin."

Ostrava's Maradona !




26 Ağustos 2008 Salı

ultras manifesto !

> Bilet fiyatları, Türkiye koşulları gözönüne alınarak saptanmalı, açık tribün biletleri her zaman ucuz tutulmalıdır.futbolun sadece varlıklı insanların seyredebileceği bir etkinliğe doğru sürükleyen pahalı bilet uygulamalarına son verilmeli ve bu sporun halkın tek eğlencesi oldugu unutulmamalıdır. <

24 Ağustos 2008 Pazar

Samiyen Akşamları Bir Başka Oluyor...!

VE ÖZLEM BİTTİ

ultrAslan Gelenbevi...



" İstersen donatalım dört bir yani bayraklarla! "